MÜDÜR DEMİR YÜREKLERE SESLENDİ

Manşet - 1 Ekim 2019 02:45

GAZETECİ ENGİN BELLİ’NİN KALEMİNDEN

 

Öyle sıcak sarılıyor ki öğrenciler bu yüreğe…

 

Öylesine samimi gülüyor ki “baba” edasıyla miniklerin yüzüne…

 

Kayıtsız kalmak, tepkisiz durmak 19 Yıllık Gazetecilik Kimliğime ihanet olurdu.

 

Evet, kıymetli okurlarım bugünkü köşe yazımda Sultangazi’nin başarılı, samimi ve aile babası olan İlçe Milli Eğitim Müdürü İbrahim Demir’i kaleme alacağım. Demir’in şefkatli yüreğini tanımlayıp, sizlerin nazarında örnek teşkil etmesini sağlayacağım.

 

Geçtiğimiz gün “Tasarım ve Beceri Atölyelerinin” açılış merasimi için Sultangazi İsmetpaşa Mahallesi’nde bulunan İsmetpaşa İlköğretim Okuluna gitmiştim. Görkemli açılış sırasında ve sonrasında İlçe Milli Eğitim Müdürü İbrahim Demir’i gözlemledim. Demir’in öğretmenler ve öğrenciler ile kurduğu ilişkiye şahit oldum.

 

2115 öğrencinin eğitim öğretim gördüğü okulda 355 öğrenci yabancı uyrukluydu. Yani evlerinden, ülkelerinden, okullarından zorunlu sebepler ile göç edip İstanbul’un kuzeyine, Sultangazi’ye göç etmişlerdi. 2008 yılında ilçe statüsüne kavuşan, 2009 yılında Belediyesi kurulan Sultangazi’de hayat ne Beşiktaş’a benzer ne de Beykoz’a. Sakinlerinin sorunları da büyüktür ama umutları da. Gururludur Sultangazililer, bir o kadar da yardımseverdirler.

 

Aslına bakacak olur isek etkinliği haber yapmak için gitmiştim okula. Müdür Demir okul bahçesine girdiğinde minik öğrenciler kucakladı onu. Sıcacık yürekleri ile “baba” olarak gördükleri Demir’e sarılıyorlardı.

Bastım deklanşöre. Art arda. Bambaşka bir haber çıkıyordu ortaya.

 

Merasim başlamış, kurdele kesilmiş, atölyeler geziliyordu. Müdür Demir’i bir an olsun görüş açımdan ve dikkatimden kaçırmadım. Türk ya da Yabancı Uyruklu ayrım yapmaksızın minik yavrulara öyle samimi davranıyor ve dokunuyordu ki öğretmeninin ötesinde “baba” olduğu aklıma geldi. “Mesleğini sevmek ve inanmak böyle bir şey.” dedim kendi kendime.

 

Açılış töreni bitmiş ve protokol üyeleri okuldan ayrılıyordu. Demir’in konferans salonunda öğretmenler ile toplantı yaptığını gördüm. Salona girdim. Müdür Demir konuşuyor, salonu dolduran öğretmenler Demir’i dikkat ile dinliyordu.

 

İbrahim Demir öğretmenlere tam olarak şöyle diyordu ve 355 yabancı uyruklu öğrencinin olduğu okulda görev yapan eğitimcilerin yüreğine sesleniyordu adeta;

 

Hiç kimse eğitim ve öğretim hakkından mahrum bırakılamaz. Bir gün İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne giriyordum, koridorda bir kadın ağlıyordu, yanına gittim hemen ve sordum neden ağladığını. Kadın Azerbaycanlı olduğunu kimliği olmadığı için kızını okula yazdıramadığını söyledi. Duruma müdahale ettim ve kız çocuğumuzu kayıt ettirdim okula. Biz kimsenin işini zorlaştırmayacağız. Oturumu yok, kimliği yok bunlar mazeret olmamalıdır. Bir kâğıt yok ya da eksik diye eğitim engellenir mi hiç! Evrensel değerler ile düşüneceğiz, hiçbir öğrencinin önüne set koymayacağız. Hiç kolay değil ülkesini terk etmek. Mazlum insanlar bunlar. Ülkemize göç gelen ailelere bakıyoruz hep bir dram var. Bu ailelere kol kanat açmamız gerekli. Çocukların ne suçu var savaşlar yaşanıyorsa, ne suçu var küçük yüreklerin. Onlar sadece okumak istiyor, eğitim almak istiyor. Biz onlara sahip çıkacağız. Yaşadığımız Dünya’da adalet mi var? Dünya’nın bir ucundan gelen emperyalist güçler Suriye’de ve diğer ülkelerde yıkıma hizmet ediyor. Dünya’da yüzde 10’luk kesim yüzde 90’lık kesime zulüm ediyor. Minik yavrular aileleri ile kaçıp ülkemize geliyor. Onların psikolojisini anlamamız gereklidir. Onların yüreklerini fethedeceğiz. Samimi olacağız. Burası ilköğretim okulumuz. Onlar çocuk. Şefkatli olacağız.

Ve Müdür Demir konuşmasını sürdürüyor, sözlerine ekliyor bir insanlık suçunu, örneklendiriyor, ibret almamızı sağlıyordu;

 

Kırıkkale’de bir vahşet yaşandı. Kadın cinayeti yaşandı. Bakın orada toplumu yaralayan bir olay vardı. O cinayet gerçekleşirken bir kişi video çekiyordu. Bu bizlerin nereye geldiğimizi gösteriyor. Biz adalet duygusunu, vicdan duygusunu, merhamet duygusunu çocuklarımıza aşılayacağız. Toplumu aydınlatacak olan bizleriz. Biz öğretmenler toplumumuzu pırıl pırıl geleceğe yönlendireceğiz. Bir medeniyet oluşacak ise bunun yolu öğretmenden geçiyor. Toplumumuzun daha aydın, özgür düşünce ile harmanlanmış bireylere ihtiyacı vardır.

 

Sayın Demir son olarak çalışmalara ara vermeden devam edeceklerini söylüyordu;

 

Sayın Bakanımız, İl Müdürümüz kentimize ilçemize çok önem veriyor. Bizler tüm çocuklarımız için toplumumuz için çalışmaya devam edeceğiz. Gelecek nesiller bizlerin eseri olacaktır. Bizler çocuklarımızı, gençlerimizi eğiteceğiz yetiştireceğiz. Toplumumuza faydalı olacaklar.

Demir konuşmasını tamamladığından öğretmenler tarafından coşkuyla alkışlandı. İşte bu dedim, buydu dolu dolu konuşma, buydu yüreklere sesleniş, eğitim ordusunun komutanlığı buydu. Öğrencisini seven, öğretmenine saygılı olan Müdür Demir bizden de büyük alkış almayı hak etti.

Evet, kıymetli okurlarım bana fazla söz kalmadı bu söylemlerden sonra. Bravo Sayın Demir, siz Sultangazi için, eğitim camiası için şanssınız. Eğitim ve öğretim üzerine icraatlarınız ile güzellikleriniz ile zaman zaman haberlerimize, köşe yazılarımıza konuk olacaksınız. Yolunuz bahtınız açık olsun kıymetli öğretmenimiz.

 

Her zaman nasıl veda ediyorduk;

 

Türkiye’nin aydınlık günleri yakın, umudunuzu kaybetmeyin, çünkü gelecek nesilleri yetiştirecek öğretmenlerimiz var, esen kalın kıymetli okurlarım.

 

BENZER HABERLER