GAZETECİ ENGİN BELLİ’NİN KALEMİNDEN
“ BYE BYE TÜRKÇE ” olmasını istedim bugünkü köşe yazımın başlığının. Aslında bu söylem hem gerçekliğini koruyan bir kinaye hem de toplumumuzda dil bilimi olarak yıpranmalara neden olan konuların özeti niteliğini taşıyor. Hepimizin demiyorum çünkü okuma alışkanlığımızın olmadığını biliyorum, “çoğumuzun bildiği üzere” bu başlık Yazar Oktay Sinanoğlu tarafından 2000’lerin başında kaleme alınmış en moda kitaplardan birinin ismi.
Hadi gelin hep birlikte bana bu satırları yazdıran meseleye göz atalım.
Suriye İç Savaşı ve Afganistan başta olmak üzere İç Politikada Sorunlu Asya Ülkelerinden gelen Mülteciler, Türkiye dahası İstanbul’un tarihi ve kültürel dokusunu değiştirmeye başladı. Sosyolojik değerlerde ki değişimin yanı sıra Göçmen Girişimciler açtıkları işyerlerinin tabelalarında kullandıkları ana dilleri tercih ediyor. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bazı Türk Girişimciler de Dünya Dili İngilizce hayranlığını gizleyemiyor. Özenti mi dersiniz ya da ne derseniz deyin adına kurdukları işletmelerde Tabelalarına çoğunun anlamından bir haber isimleri Şirket ya da Tabela olarak seçiyor. Hal böyleyken sırf havalı olsun diye tercih edilen isimler işletmelerin küçük düşmesine de neden oluyor.
Köşe yazılarımda giriş cümlelerimi bu kadar uzun tutmayı sevmem. Asıl meseleye gelecek olur isek, geçtiğimiz gün Sultangazi Kaymakamı Uğur Kalkar Beyi makamında ziyaret ettim. Çok uzun olmayan bir sohbet gerçekleştirdik. Kaymakam Kalkar Bey dertli. “ İlçede rahatsız olduğunuz konu var mı ? ” diyorum. Pek çok konu için konuştu Kaymakam Bey ancak ilgimi çeken Milli Değerlere sıkı sıkıya bağlı kişiliğin bir söylemi kulağımdan gitmiyor. Kaymakam Bey “ İlçenin en işlek caddelerinde akşam mesai bitiminde gezintiye çıkıyorum, tabelalara bakıyorum, kimisi Arapça kimisi İngilizce. Yani ‘Türkçe konulsa bu isimler işletmeler ne kaybeder ?’ sorusunu kendime sormaktan alamıyorum.” diyor.
Kaymakam Kalkar’a bu köşeden cevap vermek istedim. Haklısınız Kaymakam Bey, Sultangazi gibi Anadolu’nun tüm renklerini içerisinde barındıran, göç alan ve büyüyen, ancak Milli Değerlere hassasiyet ile bakan bir ilçede Türkçe olmayan Tabela isimlerinden Gazeteci olarak ben de rahatsız oluyorum. Sadece ben mi ? Elbette değil !.. Sizin gibi düşünen Sultangazililerin sayısı hatırı sayılacak kadar fazla. Göçmenlerin işletmelerinde ki tabelaları bir nebze hoş görürken ya bizim Türk Girişimcilerin hayal mahsulü isimleri marifetmiş gibi Tabelalarına yapıştırmasına ne demeli ? Bu konuda Kaymakam Bey’e sonuna kadar destek veriyorum. Dünya’da pek çok ülke gezen bir kişi olarak yerel dillerin önemini bu gözler gördü. Öyle sadece eline Bayrak alarak Milli Değerlere sahiplilk edilmiyor. “ Türkçe Düşünün, Türkçe Konuşun ve Sevdanız Türkçe Olsun ” demekten kendimi alı koyamıyorum.
Kaymakam Bey bu konuda ki rahatsızlığını Sultangazi Belediye Başkanı Cahit Altunay Bey de iletmiş. Umarım ilçenin Siyasi Parti Başkanları, STK Temsilcileri ve İleri Gelen İsimleri bu konuda fikirlerini beyan ederler. Türkçemiz yozlaşmadan, yıpranmadan en azından Sultangazi için bu hatalardan dönülür umudunu taşıyorum. Başta Fatih olmak üzere diğer ilçelerin durumu ise içler acısı bir hal almış durumda.
BYE BYE TÜRKÇE olmadan düşünmemiz için müdahale etmek için vaktimiz çok kalmadı.
Türkiye’nin aydınlık günleri yakın, umudunuzu yitirmeyin, güzel yazılarda bu köşede buluşmak üzere, esen kalın kıymetli okurlarım.