19° Açık
  • EURO
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be float, string given in /home2/u5973906/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 129
  • DOLAR
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be float, string given in /home2/u5973906/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 133

ÜSKÜDAR’DA ÖZGÜRLÜK İÇİN YOLA ÇIKIYORUZ !..

Genel - 19 Ekim 2018 00:44 A A

HABER-RÖPORTAJ: ENGİN BELLİ

 

Türkiye Siyaset Arenası 24 Haziran seçimlerinden sonra yeniden ısınmaya başladı. 31 Mart 2019 tarihinde gerçekleştirilmesi planlanan Yerel Seçimler için İl ve İlçe Belediye Başkan Aday Adayları partilerine müracaatlarını gerçekleştiriyor. 2014 Yerel Seçimlerinde az bir farkla iktidar olmayı kaçıran CHP Üsküdar İlçe Örgütü de bu kez hayal kırıklığı yaşamak istemiyor ve bu uğurda hummalı çalışmalarını sürdürüyor. 2019’da CHP’nin iktidar olmayı arzuladığı hatta CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun da “Üsküdar’ı AKP’den Alacağız!” açıklamaları ard arda gelirken CHP’nin Kadın Neferi Üsküdar Belediyesi Meclis Üyesi ( Eski Grup Başkan Vekili ) Av. Banu Gün Öztürk Belediye Başkan Aday Adaylığı başvurusunu dün ilçe başkanlığına yaptı. Gençlik Kollarından gelen, parti emektarı, kadınların sesi Av. Öztürk ile Üsküdar’ı ve Aday Adaylığı sürecini konuştuk. Av. Öztürk sözlerine başlamadan “ Daha özgür bir Üsküdar için yola çıktık, herkesin kendini eşit olarak ifade edebileceği bir yönetim arzusu için kolları sıvadık ve çıktığımız yolda kazanacağımıza inanıyoruz. 2019’da CHP’nin iktidar ateşini Üsküdar’dan yakacağız. Hep birlikte tüm örgütümüz ile başaracağız. Üsküdarlıların mutlu olacağı yönetim CHP ile mümkündür ve projelerimiz ile biz yönetime talibiz ve hazırız. Atı Alan Üsküdar’ı referandumda geçemedi, Yerel Seçimlerde de geçemeyecek !” dedi.

İŞTE O ROPORTAJIMIZ;

 

 

1 – Belediye Başkan Adaylığı fikri nereden oluştu?

 

Ben 1982 yılında Üsküdar doğdum. Siyasete de ilk kez Cumhuriyet Halk Partisinin bir Üsküdar üyesi olarak başladım. Avukatım bürom Üsküdar’da. Beş senedir de meclis üyesi olarak Üsküdar’a hizmet ediyorum. Üsküdar’ın bir kızıyım. Ancak görüyorum ki MÖ 1000 li yıllarda bir liman kenti olarak kucağını tüm insanlığa açan Üsküdardan şuan artık insanlar kaçmaya çalışıyor.

Üsküdar’ın ne kadar kötü yönetildiğini halkla bütünleşemediklerini, yüzde yüzünü kucaklayamadıklarını görüyoruz. Hep kendi yandaş kesimine hizmet eder duruma geldiler. Dolaysıyla sosyal demokrat, sol düşünceye hatta sağ düşünceye sahip insanlar dahi kendilerini dışlanmış hissediyorlar. Belediye Başkanları parti rozetini çıkartıp eşit hizmette bulunmalılardır. Ancak mevcut belediye başkanında ve yönetiminde bunu göremedik.

Kadın erkek, Alevi Sünni, AKP’li, CHP’li, Saadet Partili, MHP’li, HDP’li, İyi Partili ayrımı yapmadan, eşit yerel yönetim hizmeti sunabileceğimi biliyorum.

 

Çünkü insanları farklılıklarıyla seviyorum.

 

Erkek düşüncesinin egemen olduğu bir belediyecilik yaşıyoruz. Dolayısıyla mevcut başkan dengeyi sağlamaya çalışsa da maalesef erkek egemen bakış açısı uygulamalara da ister istemez yansıyor. Mevcut Belediye Başkanının  yanında altı başkan yardımcısı da erkek. Yirmi sekiz adet müdürlüğün, yirmi üç adeti erkek müdürdür. Belediyeyi demokratik bir yapıya büründürmemiz gerekiyor. Bu demokratik yapıya geçişin ana unsuru da kadınların daha çok söz sahibi olmasıdır. Yoksa Üsküdar için Hanım Sultanlar Şehri ifadesi sadece sözde kalıyor.

Kendi partimden dahi baktığımda Üsküdar’a sadece erkek arkadaşlarımızın aday olduğunu görüyoruz. Üsküdarlı kadınların;  seslerinin bir erkek kadrosu tarafından dillendirmesine ihtiyacı yok. Kadın arkadaşlarımın illa benim partimden olmasına da gerek yok, diğer tüm partilerden kadınlar Üsküdar’a aday olabilmelidir. Parti ayrımı yapmaksızın “Üsküdar’da kadın aday tutmaz” diyen siyasi parti fark etmeksizin yapılan erkek egemen siyasete karşı da bir adaylık benimkisi.

 

Yerel yönetimlerde yaptıklarınızla insanların yaşamlarında farklılıklar yaratabiliyorsunuz. Onları mutlu edip, sorunlarını çözerek rahat bir ruh halinde sağlıklı bir çevrede yaşayabilmelerine yardımcı olabiliyorsunuz. Hayatta bir cana dokunmaktan daha ötesi var mıdır? Yerel yönetim insanların yaşadığı yeri güzelleştirmesi, kent ile kentlinin güzelliğini birleştirebilmektir esasında. Bunu da en iyi yerel yönetimi ve insanları seven biri yapabilir.

 

 

2 – Örgütünüze güveniyor musunuz? Gereken Desteği verirler mi?

 

Cumhuriyet Halk Partisinde gençlik kolları sekreterliği, hukuk işlerinden sorumlu ilçe yöneticiliği yaptım. Parti eğitmeni olarak birçok ilçede hukuk ve seçim güvenliği ve tüzük ile ilgili hukuki bilgilerimi paylaştım. Şuanda da hala belediye meclis üyeliği yapıyorum. Yani her kademesinde çalıştım. Bu örgütün yetiştirdiği bir siyasetçiyim. Örgüt her zaman kendi içerisinden kişilerin adaylaşmasını istemiş ve desteklemiştir. Dolayısıyla onların bu refleksine güveniyorum, örgütüme güveniyorum.

 

 

3- Adaylaşmanız durumunda seçimi kazanmak için nasıl bir strateji izleyeceksiniz?

 

Konu esasen sadece seçimi kazanmak için bir strateji üretilmesi olmamalıdır. Bu sanki seçimi kazandıktan sonra seçmenin unutulacağı izlenimi veriyor bana. Ancak vaat ettiğiniz güvenilir bir yönetim anlayışı olursa özgürlüğün ve huzurun hakim olduğu bir ilçe yaratırsınız. Üsküdar’ın da özgürlüğe ihtiyacı var. Bu zamana kadar hep doğru bildiklerimi söyledim. Yanlışı söyleyenin kim olduğuna bakmadan; bizdense, benden ise aman susalım demeden. Çünkü özgürlük güvene dayanır, güven de bilgiye ve cesarete dayanır. Eğer bu bir strateji olarak adlandırılacak ise benim doğru, hak olarak bildiklerimin peşinden gitmeye cesaretim ve bilgim var.

 

Gelinen süreçte gördüğüm şudur; Üsküdar’ın özgürlüğe ve güvenmeye ihtiyacı var. Bu özgürlük hem Üsküdarlının fikir özgürlüğünü hem de hareket özgürlüğünü kapsar. Mevcut Başkan ilk adaylık açıklamasında “İnce işçiliğe ve estetik belediyecilik yapmak için geliyoruz” demişti. Bugün Üsküdar’da, Eskidar sevdası ile bir gün geçirmek isterseniz her yerin şantiye alanı olduğunu görürsünüz. Tarih şantiye arasında sıkışmış, hatta üzerine asfalt dökülmüş. Gürültü, Toz toprak. Öksüren insanlar, çocuklar. İnşaatlar yüzünden önünden dahi geçilmeyen esnaf, karşıdan karşıya bile güvenli şekilde geçilemeyen, uğranılmak dahi istenilmeyen bir kent yarattılar. İnsanların sağlıklı bir çevrede yaşam sürme hak ve özgürlüklerin dahi ellerinden aldılar. Ne uğruna İnşaat Grupları inşaat yapabilsin diye. Fikir özgürlüğü dersek, eskiden sokaklarda hararetli hararetli insanların siyaset konuştuğunu hatırlayalım. Nabız yükselirdi ama rövanşı tavlada alınır konu kapanırdı. Şimdi insanlar düşüncelerini dile getirmeye çekiniyor “eleştirirsem ya başıma bir şey gelirse, ya ceza yersem” diye. Ancak bu kesinlikle sadece benden olana özgürlük olarak algılanmamalı. Benden olana da olmayana da özgürlüktür.

 

Çünkü özgürlük insan ayrımı yapmaz.

 

Belediye vatandaşına baskı uygulayan ezen ve camisini bile korumaya çalışanlara zeval uygulayan bir yapıya bürünmüştür. Derman Belediyecilik dediğimiz birazda budur. Tek istediğimiz zeval çekmişe derman olmaktır.

 

Üsküdar farklılıkları tarihinde yaşamış bir kent, bu farklılıklara eşit davranmayı, bu farklılıklardan bir ortaklık çıkartmayı bilen bir kent. Üsküdar’ın bu hafızasını tekrar yerine getirmemiz gerekiyor.

 

Mevcut belediye başkanı Üsküdarlının gönlünde çok büyük güvensizlikler bıraktı. Bu bir siyasetçi ve bir şehrin emini için en kötü durumlardan biridir. Eğer yaptığınız her eylem için vatandaş “acaba bunun altından gene ne çıkacak?” diye içinden geçiriyorsa anahtarı teslim etmenizin vakti gelmiştir.

4- Üsküdar’da yanlış giden neler ve Aday olup kazanır ise partiniz iktidar olursanız Üsküdar için projeleriniz nelerdir?

 

Etiketsiz bir Üsküdar’ı yaratmamız gerekiyor. Herkesin cinsiyeti, tercihleri, dini ve kökeni kimliğinin ve sonuç olarak kişiliğinin bir parçası. Buna saygı duyarak ancak etiketlemeden baskı uygulamadan farklılıklarıyla huzurlu yaşayan bir kenti geri getirmemiz gerekiyor.

Üsküdar bu farklılıkları barındıran bir İlçe dolayısıyla tüm farklılıklarında yönetim kadrolarında temsiline imkan verilmelidir.

Üsküdar demokratik bir yönetim anlayışı ile yönetilmelidir. Üsküdar’da var olan, belediye meclisinde grubu oluşmuş oluşmamış tüm siyasi parti yöneticileri ile belirli aralıklarla toplanarak kent ile ilgili görüşleri alınmalı. Bu demokrasinin, birlik içinde yönetmenin, ben değil biz diyebilmenin, düşünce ve ifade özgürlüğüne saygı duyabilmenin sonucudur.

Üsküdar’da sivil toplum kuruluşları arasında “yandaş” diye bir ayrım olmamalı. Üsküdar’a katkı vermek isteyen sivil toplum kuruluşlarının hepsinin kullanabileceği, bir bina, toplantı salonu vb ve ayrım yapmaksızın ortak imkanlar sağlanmalı. Sivil Toplum Kuruluşları kentlerin en dinamik yapılarıdır. Bu dinamizm ile Üsküdar beraberce yönetilebilir.

Üsküdar Kent Konseyinin gerçek anlamıyla bir Kent Konseyi tavrına sokularak çalıştırılması gerekli. Farklı görüşten, meslekten her insanın burada kendine yer edinebilmesi gerekli. Burada herkesin ortak amacı Üsküdar. İlçemize fayda sağlayacak her iş ve düşünce önemsenmelidir. Ancak şuan ki durumumuza baktığımızda Üsküdar’ın Çavuşdere’den dahi yönetilmediğini, Kısıklı’dan yönetildiğini herkes görüyor.

Herkes her şeyi bulabiliyor diyorlar ama peki alabiliyor mu?

İnsanlar acı çekiyor. Çocuğunu okula gönderemiyor önlük kitap alamıyor. Mutlu değiller. Yaşamak için inleyen bir Üsküdar bıraktılar.

Üsküdarlının; hepimizin, bir nefes alması gerekli. Bunun AKP eliyle olmayacağı açıktır. Adalet ve Kalkınma Partili Üsküdar Belediyesi’nin yönetim anlayışında esnafın varlığı tek bir encümen ya da meclis kararına bağlı. Biz Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak vatandaş aleyhine olan kararlara ret oyu kullanmış olsak da oy çokluğu AKP’de olduğu için kararlar hep geçti. Bir ay Üsküdar’ın 20 yıllık esnafına alkol satıyor diye yasak getirdiler, ertesi ay mecliste Emaar Alış veriş merkezine alkol satış izni verdiler. 20 seneyi aşkın zamandır orada alkol satışı yapan esnafın durumu ne olacak diye sormadılar bile.

Bu şekilde eşitsiz uygulamalar ile insanları ekonomik dar boğaza sokup sosyal yardım projeleri uyguluyorlar. Binlerce kişiye sosyal yardım adı altında maddi yardım veriyor Üsküdar Belediyesi. Önce yardıma ihtiyacı olan kitleler yaratıyorlar sonra göklerden gelen bir yüce kurtarıcı edasıyla güya yardım ediyorlar. Yardım dedikleri de senede bir veya iki kere 300-500 TL vermek. Bu sosyal belediyecilik değildir. Bu belediyecilik bile değildir.

Sosyal belediyecilikte istihdam sağlanır. Ancak bu istihdam sağlanması sırasında da emeği karşılığında çalışmak isteyen insanların mülakatlarda hangi partili olduğuna bakılmadan değerlendirilmeye alınmasıdır. Duruma baktığımızda kendi memleketimizde iş bulamaz haldeyiz. İlkokul mezunu da üniversite mezunu da aynı durumda.

Ulaşım sorunu; bugün Üsküdar’ın dış mahallelerinden merkeze otobüsle, minibüsle inmeye kalksanız 2 saatiniz gider. Bu ulaşım mıdır, ulaşmaya teşebbüs etmek midir? 2 saat geçiyor vatandaş hala merkeze ulaşamıyor. Demek ki hem kendi yetkilerinizle hem de diğer yetkili kuruluşlarla farklı bir yol yaratmanız gerekli.

Üsküdar tarihten bu yana insana nefes aldıran, dinlendiren bir kent olmuştur. İstanbul’un kalabalığından gürültüsünden kaçanlar Üsküdar’ın Çamlıca’sına Salacağına Kuzguncuğuna gelmiştir. Ama şuan Üsküdar’a yolu düşen kendisini bir anda büyük bir karmaşanın gürültünün içinde buluyor, keşmekeş. Şehrin bu durumu insanları geriyor, yoruyor, hemen kaçmak isteği uyandırıyor. Böyle bir ruh halinde kim oradaki bir restorana girer de yemek yer. Hepsini geçtim zaten en ihmal edilen engellilerimizden hangi cesaret ile koskoca şantiye alanlarından geçip sahilde rüzgarı yüzlerinde hissetmelerini bekleyebiliriz. Bu vaziyet sadece Üsküdar merkezde değil İlçenin genelinde vardır. NATO yolu sürekli inşaat halindedir. Kirazlıtepe bomba düşmüş gibidir. Çamlıca senelerdir çeşitli bölgeleri sürekli inşaat görüyor. Bu bir inşaat ya da bir hizmet, bir yaratım değil. Esasında bir yok ediştir.

Belediye tarafından yapılan ihalelerin halka açık olması gerekli. Şeffaf belediyecilik gereği halkın vergisinin, kaynaklarının nasıl harcandığını görmeye hakkı vardır.

Üsküdar’ı adeta bir açık hava müzesi yapabiliriz. Tarihi kentte tarihe sahip çıkılmıyor. Bugünlerde Üsküdar merkezde bir arkeolojik kazı süreci var. Belediye başkanı olsam bu kazının etrafını düzenler, kazılan tarihi kalıntı hakkında bilgilerin olduğu bir pano veya interaktif bir sistem kurardım, insanlar bir arkeolojik kazı nasıl yapılır diye görmek için çocuklarına öğretmek için özel olarak gelirler. Bir çekim alanı yaratmış olursunuz.

Adım başı tarih var Üsküdar’da. Tüm bu tarihi yapıların korunması yanı sıra tarihinde anlatıldığı, tarihi hikayeleri ile cezbeden bir nostaljik gezi hattı yapılarak tanıtılması, hemen yanlarına özelliklerinin ne olduğunu belirten levhaların asılması Üsküdar’ı açık hava müzesine çevirir.

Üsküdar’ın sokaklarını sanata açabiliriz. Uygun alanlarda gençlerimizin, emeklilerimizin, profesyonellerin ücretsiz müzik dinletileri düzenlediği, sokaklarında ressamlarının tablolarını yapıp sattığı bir Üsküdar yaratabiliriz.

Üsküdar temiz bir ilçe olsa da çöp ayrıştırmasının evde başlaması gerekiyor. Dünyanın tüm çağdaş kentlerinde atık ayrıştırması evlerde yapılıyor sokaklarda çöp varilleri, konteynırları göremezsiniz. Sadece yol kenarlarında ağaç diplerinde küçük çöp sepeti olmalı. Çöplerin evlerde ayrıştırılmaya başlanması Geri dönüşümü hızlandıracak ve gelir getirici bir kaynak olacaktır.

Belediye meclis toplantılarının canlı olarak yayınlanması sağlanmalıdır. Her Üsküdarlı kendisini temsil edenlerin görüşmelerini izlemeye hakkı vardır. ancak bunu sadece toplantı salonuna gelip izlemek ile sınırlandırılmamalıdır. Belediyenin internet sitesi vb gibi bir çok kaynaktan yayınlanabilmelidir. Bu şeffaf belediyeciliğin sonucudur.

Yeşil alanları gerçek anlamıyla arttırmamız gerekiyor. Bir çim sermek ile ya da yol kenarlarındaki ağaçları kesip yerine yeşile boyalı uzun demirden çiçek askılıkları dikmekle yeşil alan yaratmış olmuyorsunuz. İnsanlara faydalanacakları şekilde yeşil alanlar yaratılmalı. Bu düzenlemelerin yanında evlerin balkonlarına dahi çiçek açtırabiliriz. Yurtdışında insanların balkonlarından alt kat komşusunun balkonuna çiçeklerinin sarktığını görürüz. Hani nerede bizim geleneksel Vita teneke kutularında ki balkon çiçeklerimiz, mor salkımlarımız. Bunları teşvik edici projeler üretilerek halk özendirilmeli. Her sene Üsküdar’ın en güzel balkonunu neden seçmeyelim.

Tarih kenti Üsküdar’ı uluslararası ve teknolojik bir düzeye neden taşımayalım?

Velhasıl kentsel dönüşüm de dahil olmak üzere bende Üsküdar için proje çok. Antik çağda Üsküdar’a Khrisopolis derlermiş. Yani “Altın Şehir”. Üsküdar’ı beton, yandaş, kaçılan, baskıcı, adil olmayan bir şehir halinden çıkartıp “Altın Şehir” haline hep birlikte getirebiliriz.

Av. Banu Gün Öztürk Kimdir?

 

1982 yılında Üsküdar’da doğmuştur.

İlk ve ortaöğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra burslu olarak okuduğu İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2005 yılında mezun olmuştur. Halen İstanbul Barosuna bağlı olarak Üsküdar’da serbest avukatlık yapmaktadır.

Sanık Müdafiliği ve Mağdur, Şikayetçi, Katılan Vekilliği, Bahçeşehir Üniversitesi Evrensel Hukuk Eğitimi, Dilekçe Yazım ve Duruşma Teknikleri Eğitimi, Çapraz Sorgu ve Uzlaştırma Teknikleri Eğitimi, Terörizme Karşı Mücadele ve İnsan Hakları Usul Hukuku Eğitimi almıştır. İstanbul Kalyoncu Üniversitesi Arabuluculuk Eğitimi ve Cumhuriyet Halk Partisi Eğiticinin Eğitimini tamamlamıştır.

Yale Üniversitesi “Hukukçunun Araçları”, Pensilvanya Üniversitesi “Amerikan Hukukuna Giriş”, Ecole Polytechnique Federale de Lausanne Üniversitesi “Gelişen Ülkelerde Kentsel Katı Atık İdaresi”, Kopenhag Üniversitesi (Ass. Prof. Ebrahim Afsah) “Müslüman Dünyasının Anayasal Mücadeleleri” eğitimleri devam etmektedir.

13 yıldır istismara ve şiddete uğrayan kadın ve çocukların gönüllü avukatlığını yapmaktadır. Bunun yanı sıra Ticaret Hukuku ve (Kamu) İmar Hukuku alanlarında uzmanlaşmıştır.

Siyasi hayatına Cumhuriyet Halk Partisi’nde başlamış; Gençlik Kolları, Hukuk İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı İlçe Yönetim Kurulu Üyesi, Parti Okulu Eğitmeni, 2014 Yerel Yönetimler Seçimleriyle birlikte de Meclis Üyesi ve Grup Başkan Vekilliği görevlerinde bulunmuştur.

Üsküdar Belediyesinde de Cumhuriyet Halk Partisini; Kadın – Aile Komisyonu, Hukuk – Mülkiye Komisyonu ile Denetim Komisyonu üyesi olarak temsil etmiştir. Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) ve Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA-DER) üyesidir. İleri düzeyde İngilizce bilmektedir.

Genel - 00:44 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HABER LİSTESİ

  • 01
    FATİH’TE CHP’YE 16 KİŞİLİK DARBE! MECLİS GRUBU YENİ PARTİ’YE GEÇTİ
    Haber: Engin Belli Fatih siyasetinde dengeleri değiştiren önemli bir gelişme yaşandı. CHP listesinden seçilen 16 belediye meclis üyesinden 14’ü, partilerinden istifa ederek Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti’ye katıldı. Grup Başkan Vekili Kazım Akşahin’in de aralarında bulunduğu toplu geçişin ardından CHP’nin Fatih Belediye Meclisi’ndeki temsil gücü büyük ölçüde azaldı. Yaşanan ayrılık, ilçede CHP’nin siyasi ve örgütsel […]
  • 02
    SULTANGAZİ’DE CUMHURİYET’İN 103. YILINA ANLAMLI TÖREN
    29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 103. yıl dönümü dolayısıyla Sultangazi Hükümet Konağı’nda çelenk sunma töreni düzenlendi. Kaymakam Mahmut Kaşıkçı’nın himayesinde gerçekleştirilen törene ilçe protokolü, siyasi parti temsilcileri, kamu kurumlarının yöneticileri, belediye meclis üyeleri ve mahalle muhtarları katıldı. Resmî törenin ardından Yeni Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkanları, Atatürk büstü önünde partililerine seslenerek Cumhuriyet, demokrasi, bağımsızlık […]
  • 03
    KAFELER DOLU, HAYALLER BOŞ: ÇALIŞAN İNSAN NEDEN ARTIK SERVET OLUŞTURAMIYOR?
    GAZETECİ ENGİN BELLİ’NİN KALEMİNDEN Türkiye ekonomisinin iyi olduğunu savunmak için lüks kafelerin, restoranların, pastanelerin ve alışveriş merkezlerinin doluluğunu örnek gösterenlere söyleyecek birkaç sözüm var. Son yıllarda sıkça karşılaştığımız bir söylem var: “Ekonomi kötü diyorsunuz ama kafeler dolu, restoranlarda yer yok, alışveriş merkezleri insan kaynıyor. Demek ki insanların parası var!” Peki, gerçekten öyle mi? Bir ülkenin […]
  • 04
    ÖZGÜR ÇELİK VAZGEÇMEDİ, SULTANGAZİ VELİ COŞKUN’A KAZAN KALDIRDI!
    Haber : Engin Belli   Yeni Parti İstanbul İl Kongresi’nde Veli Coşkun’un asil yönetim listesinde yer alması, Sultangazi İlçe Örgütü’nün tepkisine neden oldu. İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in bütün itirazlara rağmen Coşkun’dan vazgeçmemesi üzerine kongrede ipler gerildi. Uğur Kelleci ve İsmail Ekmekçi kurultay delegeliğinden feragat etmek için divana dilekçe sunarken, Kanber Koçak ve Serpil Akkaya […]
  • 05
    TARİHÎ DAVET: BERKE MERTER’DEN OSMANLI TARİHİNE VEFA
    Osmanlı tarihinin önemli isimlerinden Vak‘anüvis Ahmed Lütfi Efendi, 4 Kasım 2026 Çarşamba günü İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenecek kapsamlı bir sempozyumla anılacak. Osmanlı tarihçiliğinin önde gelen akademisyenlerini buluşturacak organizasyonda, Ahmed Lütfi Efendi’nin torunlarından M. Berke Merter de aile hafızasında yaşatılan tarihî bilgileri katılımcılarla paylaşacak. DÖRT PADİŞAHIN DÖNEMİNE TANIKLIK EDEN TARİHÇİ Osmanlı Devleti’nin son dönemine ışık […]