19° Açık
  • EURO
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be float, string given in /home2/u5973906/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 129
  • DOLAR
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be float, string given in /home2/u5973906/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 133

DURSUN BULUT : “YOKSULUN, YOKSUN BIRAKILMIŞIN, ÖTEKİLEŞTİRİLMİŞİN SESİ OLABİLMEK İÇİN ADAYIM !..”

Genel - 18 Şubat 2015 19:58 A A

CHP İstanbul 2. Bölge Milletvekili Aday Adayı Dursun Bulut, adaylık açıklamasını yaptığı toplantıda tüm partililerden destek isteyerek, “Yoksulun, yoksun bırakılmışın, ötekileştirilmişin sesi olabilmek için adayım” dedi.

 

CHP önceki dönem PM üyesi ve işadamı Dursun Bulut, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlediği bir basın toplantısıyla CHP İstanbul 2. Bölge Milletvekili Aday Adayı olduğunu açıkladı. Adaylık açıklamasına,  CHP PM Üyeleri, CHP İstanbul İl Başkan Yardımcıları, CHP İstanbul 3. Bölge Milletvekili Süleyman Çelebi, Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu, CHP Sultangazi İlçe Başkanı Ali Boztaş, CHP Beyoğlu İlçe Başkanı Muharrem Bulut, CHP Beşiktaş Kadın ve Gençlik Kolu Başkanları, CHP eski İl Başkanı Etem Cankurtaran,  Yüksel Çengel, Erdal İnönü’nün Kalem Müdürü Uğur Böke, Diş Tabibleri Odası Başkanı Celal Yıldız, Erzurum TEKDER Başkanı Aydın Gürhan, CHP İstanbul 2. Bölge Milletvekili Aday Adayları Av. Kıymet Kaya Koçak, Zeynel Öztürk, İnan Güney, Özgür Koçak ile çok sayıda STK temsilcileri ile partililer katıldı.

 

Aday açıklama toplantısında CHP İstanbul 2. Bölge Milletvekili Aday Adayı Dursun Bulut ile uzun yıllar birlikte çalışmış ve siyaset yapmış CHP İstanbul eski il Başkanı Ethem Cankurtaran, Türkiye’yi değiştirmek umuduyla yola çıkan Bulut’a başarı dileklerinde bulunarak, “Türkiye AK Parti’nin izlediği siyaset nedeniyle bir Ortadoğu ülkesi olmaya doğru gidiyor. Bu hepimiz için büyük bir tehlike. Bunun için hepimiz üzerimize düşen görevleri yerine getirmek zorundayız. Sevgili Dursun Bulut’u Kağıthane Belediye Başkanlığı döneminden beri tanıyorum. Birlikte çalıştığımız yıllarda onu hergün yanımda hissettim.Hiçbir zaman olumsuzlukların esiri olmadı. Yanlışlara alet olmadı. Bulut’a olan güvenim çok üst düzeydedir” diye konuştu.

 

CHP İstanbul 2. Bölge Milletvekili Aday Adayı Dursun Bulut, toplantıya gelerek kendisini destekleyen partililere teşekkür ettikten sonra neden aday adayı olarak yola çıktığını ifade ettiğini konuşmasında şunları söyledi; Ülkemiz; Cumhuriyet tarihinin hiç bir dönemiyle kıyaslanamayacak kadar karanlık bir dönemden geçiyor. Demokrasi adına kazanılmış tüm değerler büyük tehlike altında. Dipsiz bir uçurumun kıyısındayız. Ya el ele verip bu karanlıktan çıkmak için mücadele edeceğiz ya da bu dipsiz uçurumun karanlıklarına yuvarlanmış olacağız.

Ülkemizi bu dipsiz uçurumun kıyısına yuvarlayan on iki yıldır yönetimde olan AKP iktidarıdır. Dini imanı para olan, çıkarcı yandaşlarıyla sıkı sıkıya örgütlenmiş ve ülkemizin geleceğini, bölge barışını tehlikeye sokan bir iktidarla karşı karşıyayız. İktidarlarını kaybederlerse her şeylerini kaybedeceklerini biliyorlar. Bu yüzden de, iktidarlarını sürdürmek uğruna yapmayacakları şey yoktur. Bunun için baskı, tehdit, çarpıtma, sindirme, karalama, çamur atma, yıldırma dahil her şeyi, her yolu mübah görüyorlar.

EKONOMIMIZ DAR BOĞAZDA!

Bu hükümet; her yerde ekonominin tıkırında olduğunu söylüyor ama her konuda olduğu gibi bu konuda da doğruyu söylemiyor. Ekonomimiz kelimenin gerçek anlamıyla bir dar boğazdadır. Sanayi yatırımları, teknoloji yatırımları ve üretimi her geçen gün gerilerken, ülkemiz esas olarak yandaş sermaye çevrelerinin palazlanmasına hizmet edecek biçimde, adeta bir ithalat cennetine dönüştü. Tarım, hayvancılık öldürüldü. Buğday ekilebilir arazilerimiz azalırken çiftçimiz bir balya samana dahi muhtaç edildi.2002’de iç ve dış borcumuz (özel sektör hariç) 257 milyardan, 2012’de 562 milyara çıktı. Tam bir borç sarmalı içindeyiz. Ülkemizin geleceği ipotek altına alındı. İnsanlarımız işsiz, insanlarımız borçlu. Son on beş yıl içinde hane halkı başına düşen borç yükü miktarı tam kırk kat arttı.

İÇ BARIŞ TEHLIKEDE!

Herkes için demokrasi vaadi ile gelenler “taraf olmayan bertaraf olur” diyerek, kindar ve dindar bir nesil yetiştirmek istediklerini apaçık beyan ederek toplumu kamplara böldüler. Türk-Kürt, Alevi-Sunni, Laik-Dindar ayrımı üzerinden yurttaşlarımızı birbirine düşman ettiler. Toplumsal barışın yanı sıra iş barışı da tehlike altında. Taşeronlaşma, bu iktidar döneminde acımasız bir sömürü sistemi haline dönüştü. Güvencesiz iş koşulları nedeniyle her yıl binlerce işçi hayatını kaybediyor. “Bu işin fıtratında var” denilerek işçi ölümleri meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Sendikal hakların kullanımı, hak arama mücadeleleri “kamu güvenliği” bahanesiyle haksız ve zorbaca engelleniyor. Uluslararası Alanda Siyasi İtibar ve Güvenilirliğimiz Kalmadı!12 Eylül Askeri Cuntasının uygulamaya soktuğu Türk-İslam sentezinin bir ürünü olan AKP, saltanat özlemiyle ülkemizi çok ağır yükler altına soktu. Ortadoğunun kan gölüne çevrilmesinde bizzat sorumluluk üstlendiler. Sınırlarımız kevgire döndü. Ortadoğu coğrafyasında üç milyonu aşkın insan yaşadığı ülkelerden göç ettirilerek, yersiz yurtsuz mülteci konumuna düşürüldü. İki milyona yakın insanın ölümüne sebep oldular. Basiretsiz, beceriksiz yöneticilerin elinde “komşularla sıfır sorun” noktasından herkesle kavgalı bir ülke noktasına geldik. İnsanlık duygusundan nasibini almamış vahşi, barbar IŞİD çetelerini insanlığın başına bela ettiler.

YOLSUZLUK VE SOYGUN İKIDARIN KARAKTERI OLDU!

Türkiye tarihinin hiç bir döneminde yaşanmayan yolsuzluklar bu iktidar döneminde yaşandı. TOKİ’si, TMSF’si, İmar Komisyonlarıyla tüm kurumlar AKP’ye rant aktaran parti birimleri gibi çalıştı. Yargıya Güven Kalmadı! Demokrasinin en temel ilkesi olan kuvvetler ayrılığı kademe kademe rafa kaldırıldı. Yargı hükümetin yargısı haline getirilirken her bir vali ve her bir kaymakam hak hukuk tanımayan birer parti militanı haline dönüştürüldü.

POLIS TEŞKILATI AKP’NIN TEKELINDE!

Kamu güvenliğinden sorumlu polis teşkilatı, adeta AKP’ye bağlı özel milis gücü olarak hizmet vermeye başladı. TBMM ve mahkemeler marifetiyle hırsızlıkların, yolsuzlukların, üstü kapatıldı. Gelmiş geçmiş iktidarların hiç biri, kendisi gibi düşünmeyeni bu kadar hiçe sayan bir pervasızlık içinde olmamıştı. “Kamu Düzeni” demogojileriyle “Makul Şüphe” yasasıyla herkesi potansiyel suçlu ilan ettiler. Karşımızda, padişah olma özlemiyle yanıp tutuşan birinin başını çektiği bir devlet yapısı var. Bu anlayışın hedefe ulaşmak için her türlü yola başvuracağını, 1 Mayıs kutlamalarının engellenmesinde gördük. Gezi Direnişinin kanla, barutla, gazla bastırılmasında gördük.

DEMOKRATIK REJIM TEHLIKE ALTINDA!

AKP, herhangi bir parti değil. Rejim değişikliğini hedefliyor. Kurucu bir iktidar partisi gibi davranıyor. 12 yıllık iktidarı boyunca elde ettiği gücü yeni bir rejimin inşası doğrultusunda kullanıyor. Yol Ayrımındayız! Önümüzde iki yol var: Ya Hilafet Ya Demokratik Cumhuriyet! / Ya Karanlık Ya Özgürlük! Birlikte hareket edebilirsek giderek totariterleşen bu gericiliğin önünü kesebiliriz. Evet birlikte başarabiliriz. Birlikte bu haksızlıklar, adaletsizlikler, zorbalıklar rejimini değiştirebiliriz! Yeni, gerçekten demokratik, gerçekten laik, gerçekten adil, paylaşımcı bir rejimi halkımızın demokratik katılımıyla, gücüyle hep birlikte kurabiliriz! Bu yolda; Tüm demokrasi güçlerini, yurtseverleri, ülkemin aydınlık yüzlerini, gerici zorba karanlığa karşı sürdürmekte kararlı olduğumuz “Birlikte Dönüştürme, Birlikte Değiştirme“ mücadelemize el vermeye davet ediyorum:

ÖZGÜRLÜK İÇİN EL VER!

Türkçemizin en güzel sözcüklerinden biri de “Özgürlük” sözcüğüdür.Fakat ne yazık ki, sokaklarımız, meydanlarımız, mahkemeler, okullar, üniversiteler, basın, medya özgür değil. Her kurumun, her kuruluşun üzerinde baskı var. Otoriter vesayet totaliter vesayete dönüşmüş durumdadır. Öyleyse, gel; “Hey Özgürlük!” nidasının ülkemizin tüm sokaklarında yankılanması için El Ver!

BARIŞ İÇİN EL VER!

“Çocuğun gördüğü düştür barış!””Bir orman gibi kardeşçe yaşamanın adıdır barış!”. Barış seçim malzemesi değildir. Seçimden seçime kullanılmamalıdır. Samimi duygularla, halkımızın sağduyusuna güvenerek kalıcı barışı yaratabiliriz. Öyleyse, gel; Türk-Kürt, Alevi-Sünni ayrımının olmadığı, herkesin eşit yurttaşlığın tadını çıkaracağı, çocukların öldürülmediği bir ülke için El Ver!

HAKÇA BİR DÜZEN İÇİN EL VER!

En yüce değer olan emek ayaklar altında. “Ayakların baş olduğu nerde görülmüştür!” diyen anlayış ülke yönetiminde. Yoksulluk çığ gibi büyüyor. Zengin daha çok zenginleşiyor. Fakir daha çok fakirleşiyor. Ekonominin katmadeğerinin en büyük dilimi küçük bir azınlığın elinde. Öyleyse, gel; Ne ezen, ne ezilen; insanca, hakça bir düzen kurmak isteyenlerin kazanması için El Ver!

ADALET İÇİN EL VER!

Gencecik insanlar öldürüldü, öldürülüyor bu ülkede. Çocuklarımız hedef gözetilerek başlarından vuruldular, öldüresiye dövüldüler. Avukatlar mahkeme önlerinde darp edildi. Katillerin korunup kollanmasıyla ilgili akla hayale gelmeyen hukuksuzluklar yapıldı. Öyleyse, gel; “Emri ben verdim!” diyenlerin de yakasına yapışılacağı, tüm suçlular gibi yargılanabileceği bir ülke için El Ver!

YAŞANABİLİR BİR ÇEVRE İÇİN EL VER!

Doymak bilmeyen iştahlarıyla doğamızı talan ettiler, etmeye devam ediyorlar. İstanbul’un akciğerleri olan Kuzey ormanlarını rant için yok ediyorlar. Derelerimizi kuruttular. Öyleyse, gel; O eski Kızılderili sözünün, “Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı, biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık!” anlayış ve sorumluluğunun tüm topluma yayılması için El Ver!

BİLİMSEL VE LAİK EĞİTİM İÇİN EL VER!

Okullarımız imam hatipleştiriliyor. Zorunlu din dersi uygulamalarıyla körpecik beyinler tarumar ediliyor. Beş yaşındaki kız çocuklarının başlarını kapatmasıyla ilgili vaazlar veriliyor. Özgür düşünceye ket vuran, hurafelere dayalı AKP anlayışı toplumumuzu esir almaya çalışıyor. Bu çok tehlikeli bir gidişattır. Bu tehlikeli gidişata dur diyecek eğitim sistemi ise bilimsel laik eğitimdir. Bu uğurda mücadele etmek en acil, en ulvi görevdir. Öyleyse, gel; Bu görevi amasız, lakinsiz, tavizsiz savunmak yolunda, bilimsel ve laik eğitimi tekrar toplumumuza kazandırmak için El Ver!

KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ İÇİN, KADINLARIMIZIN EŞİT HAKLARI İÇİN EL VER!

Gün geçmiyor ki bu din sömürücüsü, gerici ataerkil iktidar, kadınların yaşam alanlarına yeni bir müdahalede bulunmasın. Kürtajın cinayet olarak nitelenmesi. Günaşırı “En az üç çocuk!” tavsiyesi. Anneliğin bir kariyer imkanı olarak sunulması. Kadınların özellikle son dönemlerde hunharca öldürülmesi. Çocukların ve kadınların geleceğinin teslim alınması. Tüm bunlar; eşit ve özgür bir dünya yaratma düşümüze saldırıdır. Bu saldırıları; kadınların her hakkını özgürcekulanmasını ve kadınlara pozitif ayrımcılık sağlayarak durdurabiliriz. Öyleyse, gel;Kadınların listelerde seçilebilir yerlerde ve daha fazla yer alması için El Ver!

GENÇLER GELECEĞİMİZDİR, GENÇLER İÇİN EL VER!

12 Mart ve 12 Eylül faşist rejimleri 68 ve 78 Kuşağı gençlerimizi üniversitelerinden kopardı. Solda yer alan tüm gençlerimizi suçlu ilan etti. Her rejim gençlerini gözbebeği gibi korurken bu ülkede darbe rejimleri gençlerimizi adeta toptan imha ettti. Bu anlayış bu hükümet döneminde de devam etti. GEZİ direnişinde; çevreye, doğaya sahip çıkan,haksızlıklara karşıisyan eden gençlerimiz gaddarca gaza boğuldu, öldürüldü, gözleri çıkarılarak kör edildi.Biz gençlerimize bunları reva görürken, gelişmiş demokrasilerde 30’lu yaşlardaki gençler bakan, başbakan oluyor. Bu gençlerle, bizim gençlerimizin farkı ne? Gençlere sahip çıkmak, her alanda olduğu gibi siyasette de onların önünü açmakla, her düzeyde sorumluluk almalarını sağlamakla ve her şeyden evvel gençlerimize pozitif ayrımcılık yapmakla mümkündür. Öyleyse, gel; En değerli varlıklarımız olan Gençlerin, güzel ülkemizin geleceğine damgası vurması için El Ver!

YOLSUZLUK YAPANLARIN, KORUYANLARIN YARGILANMASI İÇİN EL VER!

İnsanlığın ortak hafızasına kazılı olan kadim bir söz vardır: Çalmayacaksın! Çaldılar, hırsızlık yaptılar, deveyi havuduyla götürdüler. Yedi yüz bin liralık rüşvet kol saatleriyle karşımıza geçip pişkin pişkin sırıttılar; “Anlaşma yoksa rüşvet de yoktur!” diyerek aklımızla alay ettiler. Öyleyse, gel; Yolsuzluk, hırsızlık hakkında fetvaların verilemediği ve hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir Türkiye için El Ver!

‘HAKSIZLIKLARA DUR DEMEK İÇİN ADAYIM’

Bu ülkeyi kafalarındaki otoriter anlayışa göre yöneten iktidarın key_yetine son vermek için elini taşın altına koymuş bir arkadaşınız, ağabeyiniz, kardeşiniz, yoldaşınızım. Sizlerle paylaştığım tüm bu sorunları ülkemiz yurttaşları olarak hep birlikte yaşamaktayız. Ben de sizler gibi bu durumdan rahatsızım. Evlatlarımızın, torunlarımızın geleceklerinden endişe duyuyorum. O nedenle; içimize sinmeyen, asla kabul edemeyeceğimiz haksızlıklara karşı daha etkin bir şekilde mücadele edebilmek için aday olmuş bulunuyorum. Yoksulun, yoksun bırakılmışın, ötekileştirilmişin sesi olabilmek için sizlerden destek talep ediyorum. Ben sizlere, bu ülkenin geleceğine ve kendime inanıyor, güveniyorum. Sizin de bana güvenmenizi istirham ediyorum. Davetimize icabet ettiğiniz, bugünkü anlamlı buluşmamıza katılma inceliğini göstererek onur verdiğiniz için hepinize çok teşekkür ediyorum. Tüm aday adayı arkadaşlara da huzurunuzda başarılar diliyorum. Tüm üyelerimizi hep birlikte Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidar yapmaya çağırıyorum. Hepinizi yoldaşca selamlıyor ve saygılarımı sunuyorum.

Genel - 19:58 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HABER LİSTESİ

  • 01
    ESNAFA “GİZLİ KAMERA” İFTİRASI ÇÖKTÜ!..
    HABER:  ENGİN BELLİ   İstanbul Sultangazi’de geçtiğimiz Kasım ayında Saray Grand Düğün Salonu‘nda kadın çalışanların giyinme ve bakım odasına işletme sahibi tarafından gizli kamera yerleştirildiği iddiası ortaya atılmıştı. İşte o iddia iftira çıktı. Bilirkişi görüntülerin güvenlik kamerası vasfı taşıdığını ve suç unsuru oluşturmadığını belirtti, mahkeme de sanık Saray Grand Düğün Salonu’nun sahibi H.D.’nin beraatine karar […]
  • 02
    MECLİS’TE TACİZ KONUŞULDU, KOMİSYONLAR KAPIŞ KAPIŞ GİTTİ
    HABER: ENGİN BELLİ   Sultangazi Belediye Meclisi’nin Nisan ayı ilk oturumu gerçekleştirildi. Oturumda yeni dönem için Meclis 1. Başkan Vekili, Meclis 2. Başkan Vekili, Divan Kâtipleri, İhtisas Komisyonları ve Encümen Üyeleri seçimleri yapıldı. Denetim Komisyonu Raporu için Emrecan Durmuş’a söz verilmedi. Oturumda Türkiye genelinde Ak Parti ve CHP’li bazı siyasetçilerin tacizleri CHP’li Ali Ekber Şeker’in […]
  • 03
    ZÜBEYDE HANIM MAHALLESİ’NİN İMAR PLANLARI BİR BAŞKA BAHARA KALDI
    HABER: ENGİN BELLİ   Zübeyde Hanım Mahallesi’nde meralık alanda kalan gecekonduların planlarının yapılabilmesi için İl Tarım Müdürlüğü Sultangazi Belediyesi’nden meclis kararı beklediklerini söyledi. İlgili karar meclisten alındıktan sonra Tarım Müdürlüğü’ndeki mera komisyonu durumu değerlendirecek ve yaklaşık 2 milyon m2 olan alanın mera vasfı düşürülecek. Ak Parti ve MHP Grubu gündem maddesine evet derken CHP Grubu […]
  • 04
    MECLİS’TE KURBAN KESİM YERİ TARTIŞMASI
    HABER: ENGİN BELLİ   Sultangazi Belediye Meclisi’nin Mart ayı ikinci oturumunda belediyenin kurban kesim alanı yapılarak kiraya verilmesini ön gören gündem maddesinde tartışma çıktı. Hakaretler havada uçuştu. Meclis iki Adem’in tartışması sahne oldu. Ak Partili Adem İnce ve CHP’li Adem Yiğitdoğan arasında gergin anlar yaşandı. Fiziki müdahale araya giren diğer meclis üyeleri sayesinde önlendi. Her […]
  • 05
    SULTANGAZİ MECLİSİ’NDE İMAMOĞLU KONUŞULDU
    Haber: Engin Belli   Sultangazi Belediye Meclisi’nde İBB operasyonları ve İmamoğlu gündem oldu. CHP’li Orhan Oban sürece dair konuşma yaptı. Oturum Bulgaristan’da Sultangazi Belediyesi’nin vereceği iftar nedeniyle kısa sürede sonuçlandı. Meclise 2. Başkan Vekili Erol Koç Başkanlık yaptı.   Oturumda ilk sözü alan CHP Grup Başkan Vekili Orhan Oban İBB’ye yönelik operasyonları ve İmamoğlu’nun tutuklanması […]