MENÜ
19° Açık
  • EURO
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be float, string given in /home2/u5973906/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 129
  • DOLAR
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be float, string given in /home2/u5973906/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 133

PARALEL YAPILAR FİTNE VE MELANET MERKEZİDİR

İstanbul - 13 Şubat 2020 02:33 A A

GAZETECİ ENGİN BELLİ’NİN KALEMİNDEN

 

Siyasi Partilerde kongreler gerçekleştirilir, kazananlar sevinir, kaybedenler üzülür. Bu durum işin doğasında vardır. Kongrelerin kazananı ve kaybedeni olmaz aslında. Kardeş kardeşi kucaklar ve siyasi hedeflere gözler dikilir. Kucaklaşma sonrası sandık zaferi elde edenler kolları sıvar, davaları ve ideolojileri uğruna çalışmaya başlar. Günümüz siyasetinde ise kaybedenlerin pek çoğu deyim yerindeyse pusuya yatıp, kenarı çekilip yeniden düzenlenecek kongreyi bekler. Suya sabuna dokunmaz bu şahsiyetsiz şahsiyetler. Sadece titizlikle yapılanları takip edip not tutarlar ki ufukta ki kongre için veri toplarlar. Kimileri ise sözde parti içi ifade özgürlüğünü kullanarak mevcut yönetime densizce verip veriştirirler. İçlerinde ki kin ve öfkeyi her fırsatta dışa vururlar. Bu zavallılık ve siyasi düşkünlük öyle ki mahalle yapılarına kadar sirayet eder. Mahallelerde paralel yapılar kurulur, çürümüş siyasetçi artıkları bir kapta buluşur, sonu gelmiş bir kitabın mevta karakterleri siyasi faaliyetleri itina ile baltalar. Durum böyle olunca da biz Gazetecilere iş düşer. Gazeteciler durumdan vazife çıkartır, şirket yönetilmediği halkın yönetimine talip olunduğu için iktidarı ve muhalefeti eleştiri oklarımızın tadına bakar. Akıl sağlığı yerinde olan, siyasi edep ve hayâ sahipleri, siyaseti toplum için yapanlar bizi dinler, yazılanı okur ve ders çıkartır. Ancak derdi koltuk olan, kişisel çıkarlarını davalarının üzerinde tutan tutarsız siyasetçiler ise eleştirilerimize müflis ve geveze sözcü edasında yaklaşır. Bu durum da aslında doğaldır. Zavallılık ve hasmane tutum birleşince siyasi çapsızlık ortaya çıkar, önce Gazeteci sonra Gazete itibarsızlaştırılmaya çalışılır, bu teker böyle döner gider. Ta ki biz çomak sokana kadar!

 

Değerli okurlarım bugünkü köşe yazımda İstanbul’un pek çok ilçesinde olan siyasi sıkıntılara genel olarak değinerek bir köşe yazısı kaleme almak istedim. Anonim örneklemeler ve olası verilecek cevaplarla siyasetçilere ışık tutmak arzusundayım. Giriş cümlelerimde özetlediğim durumu açıklamaya çalışacağım.

 

Hadi başlayalım!

 

Kongreler sonrası mahallelerde yuvalanan, asıl maksadını gizleyen, sosyal medya hesaplarından ardı ardına şuursuz ve ucube paylaşımlar yapan kimi müptezeller siyasetçileri eleştiriyor. Bu fikir artığı bulanık görüşlüler, kaleyi boş zannetmiş olacaklar ki çürük, çarık ve çorak siyasi açılarından bakıp saçmalamanın zirvesine ulaşmışlardır. Elbette Gazeteci olarak sessiz kalmamız mümkün değildir. Bu ilk köşe yazısı ile ilk hamleyi yapıyor olmanın da mutluluğunu yaşıyoruz.

 

Müptezel aslında Sabıkalı Mülteci Kaçakçısıdır!

 

Asıl mesleği Göçmen Kaçakçılığı olan, Ege’nin soğuk sularına mültecileri üç beş Euro uğruna atarken devlet tarafından enselenen müptezel siyasetçi rolüne bürünmüş. Bu şahıs Karadeniz kıyısına yakın ilçeye yerleşmiş ve mevcut iktidarı sözüm ona topa tutuyormuş. Gündüz güneşe çıkmaya cesareti olmayan müptezel rakı masalarında balık olduğunu unutmuş herkese ahlak dersi veriyor gördüğümüz kadarıyla. Kimi zaman ise uyuşturucu kaçakçılığından hükümlü torbacılarla iş tutuyormuş. Eski mesleğini unutamamış herhalde. Bu müptezele yuvalandığı mahallede ki sefil siyasetçi artıkları ve siyasetçi kaşarlar destek oluyormuş. Üstelik kudurdukça da kuduruyorlar. Buna sessiz kalınır mı?

 

Bizi iyi dinleyin siyasetçi bozuntuları!

 

Bazıları vardır göz yumduğumuz kadar dürüst, sustuğumuz kadar insandırlar. Bunlara karşı susmayacağız, göz de yummayacağız. Devir artık sizlerin ucube sözlerinizin sineye çekildiği devir değildir.

 

Siz bir müptezelin peşine takılmış, maceraperest ve onunla aynı düşünceye sahip, tek bir mahalleye yuvalanmış siyasetçi artıklarısınız. Mahallenizde ki sorunsallardan bir habersiniz. Siz siyasi iradeyi reddeden düşkünlersiniz. Sizin ibreniz şaşmış, kıbleniz kaybolmuştur. Topunuz olun. Hatta bir olun. Sizleri alttan topladım 10, üstten topladım 10, yandan topladım 10 adet sefil etmiyorsunuz. Siz bizim şahsımıza ya da Gazetemize laf etseniz ne olur etmeseniz ne olur! Saçımız uzun olsa ne olur olmasa ne olur. Diyoruz ki; al birini vur ötekine. Her biri birbirinden zavallıdır. Hele bir de babasının ardına sığınan miras yedi zavallı, çürük ve yozlaşmış zat var ki evlere şenlik. Bu zatın şuursuz ve ucube sözlerini de duyduk. Ayaklarımızın altına aldık, ezdik ve ufaladık. Diyoruz ki siz kendinize yakışanı yapın, siz bize başörtüsü karşıtlığı gömleği giydireceğinize FETÖ’nün teröristleri ile iş tutun, dehliz ve inlere gidin, çay partileri yapın, ihanet ve melanet toplantıları planları yaparak mutlu olun. İzmir’e taşınmak isteyen bir başka siyasi kaşara ise yolu açık olsun diyoruz, bir daha da geri dönmemesini tavsiye ediyoruz. İzmir’den şimdiden özür diliyoruz çünkü bir siyasi tortu geliyor. Bu siyasi düşkün de sözde saygın rolü yapan bir sefil ve saldırıların planlayıcısıdır. Zırvalamalarınızı dinlerken aklımızdan şu geçti; biz sizi siyasetçi sanıyorduk ama siz FETÖ’nün koltuk değnekleriymişsiniz. Topu topu sözlerinden zehir damlayan 9 sefilden ibaretsiniz. 1000 sefil olsanız ne yazar. Siz bir müptezelin kayığına binmiş fukaralarsınız.

 

Sizler yandan çarklı, icazetli, çökmüş, ruhen tükenmiş ve çürümüş siyasetçilersiniz. Sizler akıl tutulması yaşayan geri zekâlı bir grup Sarhoş ve FETÖ’cü seversiniz. Siz börekçi köşelerinde toplanan ceplerinde çay parası olmayan, akşam olunca bir duble rakı kim ısmarlar da içerimin peşinde olan şeref fukaralarısınız. İçki masalarında partiniz içi ya da dışı her iktidarı sözde deviren sarhoşlarsınız. Kendini bilmez reziller. Koltuk verilse göz ata ata koşarsınız.

 

Bazen bu sefillere acıyayım diyorum, sevinsin fukaralar istiyorum, biraz oyalansınlar, oynasınlar diye düşünüyorum ama abartıyorlar, sonra birbirlerini ayartıyorlar, destek ol diyorlar, filmi çevirip iftira tekeri döndürüyorlar. Aynı ezber aynı nakarat sürüp gidiyor. Biz bundan sıkıldık. Bu tekere çomak sokmak için bugün aday olduk. Devamını da getireceğiz. Eski sevgilisi tarafından taciz mağduru olduğu yalanıyla ortaya çıkan soytarı da ortak oluyor bu işe.

 

Yüreğini kahpelik sarmış çocuk adam yine sahnede!

 

Hele bir de çocuk adam var ki tam bir felaket. Bu unvanı çoğu insana kullanırım. Ama cuk diye oturan bir tek soytarı vardır İstanbul’da. Gülümseyerek takip ediyorum kerata sefili. İpsiz sapsız fikirleri ile vizesiz dolaşıyor ortada. Giydiği pantolon düşüyor üstünden. Şaklaban bir de bize okur traji biçiyor. Cebinde çay paran yok. Hesap ortada; berbere bırakılan bir adet gazeteyi en az 10 vatandaş okur soytarı. 15 gün sonrasına iş sözü almış onu anlatıp duruyormuş ortada. Sözünde ölçü bilmeyen edepsiz! Bizim Gazete abonelik bedelimiz 200 TL. Abone olan her sabah kapısından alır gazetesini okur, olmayan da ücretsiz dağıtılan esnaftan bulur okur. Biz Gazete satarak geçimimizi sağlıyoruz. Senin gibi faiz yemiyoruz şerefsiz sefil. Bitik insan konuşacaksan da 200 eurodan konuş bizden bahsederken. Daha geçen hafta Dünya Jet Sosyetesinin Gözde Ülkesi MONACO’da tatildeydim, 2 bin EURO’mu harcadım fukaralar. Ceketimle satın alırım sizi. Bir de konuşmalarında bu fukaralar bizi birlik olup ezeceklermiş. Anlaşılan siyaset kaşarlarına gece rakı yanında yenen sakat at gaz yapıp cesaret vermiştir. Tarihi aklından çıkartanlara hatırlatıyoruz, sizin ağababalarınız denedi başaramadı. Siz yapamaz bizi ezemezsiniz. Ancak sabrın da bir sınırı var, sebatın sonu var.  Bunlar bittiğinde silindir gibi ezeriz. Ağır konuştuklarımızı düşünenler varsa bugüne kadar sustuklarına saysın. Her kalabalığı her saldırganlığı sineye çekecek değiliz. Biz kimsenin şamar oğlanı da değiliz. Keskin bıçak olmak için çok çekiç yedik 20 yılda, daha da çekiç kaldıran olursa kafasına geçiririz. Uyarıyoruz, ayağımıza basan olursa o mahalleye gelir alayınızın aklını başından alırız. Tüm bunları yaparken de meşru ve hukuk yolundan sapmayız, çıkmayız. Demokrasi ve adalet sizler için çöp olabilir ama bizler için amaçtır. Efendi olun, insan olun az da olsa saygı duyalım siyasi tortular.

 

Bitik siyasetçi artıkları tarih sahnesinden silinmeli, siyasi mezarlığa gömülmelidir!

 

Siz mahalle olarak dükkânı kapattınız, eridiniz, havlu attınız. Daha saymakla bitmez. Kara çalmalarınız gibi oldu değil mi bunlar? Bize gösterdiğiniz davranışları, akıttığınız salyaları görünce taşı doğru yere atmışız diyoruz ve huzur doluyoruz. Ayağa düşmüş soytarılar kuduruyorlar, “engin kim be kardeşim?” diyorlar! Biz söyleyelim; biz sizin alayınızın ipliğinizi pazara çıkartacak Gazetecileriz! Müptezeller. Göçmen Kaçakçıları. Bizim yerimize de kimse konuşmasın. Kimse bizim üzerimizden prim yapmasın. Sefiller ile diyaloğumuz olmadı, olamaz.

 

İtibar ve inandırıcılığını kaybetmiş çürük ve çorak zümre mahallede fitnenin yeni adresi haline gelmiştir. Sıra yalana geldiğinde bunlar gibisi yoktur. Gündüz elimize fener alsak birini ortalıkta bulamayız. Akşam rakı masalarında meze olan edepsizler.

 

Müptezelin yaptığı rezilliğe tepki göstermeyen, biti kanlanan, gaza gelen, saldırgan bir tutum içerisinde olanlar beyhude bir çırpınıştadır. Sinir uçlarına dokunan kim olursa olsun cevabını aldı ve alacaktır. Sorumsuz ve sabıkalı siyasetçilerin iki de bir dişlerini göstermesi anlamsızdır. Mahallelerde ki paralel korsan yapıları sineye çekecek değiliz. Biz yeni yetme de değiliz. 20 yıllık Gazeteciyiz. Özgül ağırlığımızla bir grup kadar ağırız. Bizi tanımıyorsanız öğrenin. Olur ya eleştiri yaparsak tahammül edin sözde siyasetçiler.

 

İhanete karşı iman, ilkelliğe karşı itibar, siyaset kaşarlarına karşı sağlam irade, iftiraya karşı ihtiram tavrımızdır!

 

FETÖ’cü haine sarılan müptezeller ve siyasi kahpeler Atatürk’ü dillerine dolamışlardır. Hadi bizden utanmıyorsunuz Ulu Önder Atatürk’ten utanın. Hiç olmadı Allah’tan korkun şerefsizler. Gıybet ve dedikoduya çakılmış siyasi garabet ürünü şahsiyetsiz şahsiyetler. Bu kadar kendilerini harap etmelerine üzülüyoruz. İhanet bunların gözlerini kapatmış. Aramızda dolaşan terörist hayranları! Melanetin beşiğini sallayanlar. Sizden siyasetçi olmaz. Şöyle bir bakıyorum bildik isimler sahnede, malum çürük yapı ortada, siyasi kaşarlardan sufle alıp söz veya yazı ile saldırı yapıyorlar, siyasetçi artığı ve rakıcı sözde aydınlar koro halinde haykırıyor şerefsiz olduklarını. Bakın yarım akıllı çürükler. Kulak verin. Sözlük varsa sözlerimi tercüme edin. Şansınızı fazla zorlamayın. İsterseniz FETÖ’ye katılın isterseniz üstünüzü başınızı yırtın ama biz buradayız tam da yanı başınızdayız. Tahammülümüzü yanlış yormayın. Akıllı olun. Meydan boş değildir. Gözümüz de üzerinizdedir. Kalabalıkta poz kesip tenhada pusmayın. Gece yarısı geldiğimiz de biz dostuz demeyin.

 

Tarz ve üslupları da çirkinleşmekte dahası çirkefleşmektedir!

 

Kendilerini desteklemeyen Gazeteci bu sefillerin nazarında Gazeteci sayılmıyor. Böyle bir zihniyete yazıklar olsun diyorum. Bizim dillere destan yazılarımızı görmezden gelmek akıl tutulması ahlak yozlaşmasıdır. Gazetemiz sayfaları ortadadır. Kendileri seçim boyunca gazetelerimizi ellerinden düşürmemişlerdir. 100 gün muhalif manşetle çıktık. Rezil insanlar. Bu düşünce özgürlüğü değildir. Çarpık bir bakış, sakat bir dünya görüşü çok net bir şekilde sırıtmaktadır. Şerefsizlik sizlerin kişiliğinizde vücut bulmaktadır. Göremiyorsanız gelin biz gösterelim, anlatalım. Ama bizim istediğimiz zaman bizim istediğimiz yerde olacaktır, merak buyurmayın.

 

Kavga arayışımız yoktur, zaten olursa da bu sefiller bizim klasmanımızda değildir. Bizlerin anlayamadı sözde eleştiri yapan bu soytarılar niçin enselerinden tutulup partilerinden atılmaz, kapı önüne konulmaz, sefillerin fesat yuvası niçin dağıtılmaz? Yok mudur bir veli? Yok mudur bir deli? Bunlardan aile olmaz. Bunlardan olsa olsa miras yedi olur. Bunlar fikren çürümüş yarım insanlardır. Ama merak etmeyin, biz buradayız. Takipçisiyiz şer odaklarının. Sizler ciddi insanlar değilsiniz ki magazinden başka ne yapalım sizinle? Ciddi haberlerimizi Günlük Yayın Yapan Gazetemize koyuyor ve mahallelerde dağıtıyoruz zaten. Siz siyasi köçeksiniz. Fincancı katırlarını ürkütmeye devam edeceğiz. Foyaları meydana çıkartmaya devam edeceğiz.  Bizimle aranıza bir buz dağı diktiniz ki küresel ısınmasının feriştahı gelse eritemeyeceksiniz. Siz tiyatrodan ibaret hayatınıza devam edin. Siyaset şer kişinin değil er kişinin işidir. Gazetecilik bizim ihanet ve dümen sizin işinizdir.

 

Gördüğünüz üzere ilçelerde ki mahalle yapılarında dönen fırıldaklıklar ve Gazetemize tepkiler böyle oluyor ve olacak. İlçelerin isimlerin önemi yok. Siyasi kahpelik her yerde görülebilir. Biz anonim yazdık, bu aralar meşhur anonim yazmak. Biz de kaideyi bozmayalım dedik. Siyasi parti belirtmedik, kimsenin üzerine alınmasını beklemiyoruz. Ardı olmayan devamı olacak olan ilk yazımızı kaleme aldık. FETÖ’nün gayrimeşru evlatları siyasi partilere sızıyor. Müptezeller rakı masalarında boğuluyor. Siyaset kaşarları da destek çıkıyor. Bizim cevabımız ise ağır oluyor.

 

“Gafile kelam nafile kelamdır!” diyoruz ve siz değerli okurlarımızı selamlayıp yazımızı sonlandırıyoruz. Esen kalın kıymetli okurlarım.

İstanbul - 02:33 A A
BENZER HABERLER

HABER LİSTESİ

  • 01
    FATİH’TE CHP’YE 16 KİŞİLİK DARBE! MECLİS GRUBU YENİ PARTİ’YE GEÇTİ
    Haber: Engin Belli Fatih siyasetinde dengeleri değiştiren önemli bir gelişme yaşandı. CHP listesinden seçilen 16 belediye meclis üyesinden 14’ü, partilerinden istifa ederek Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti’ye katıldı. Grup Başkan Vekili Kazım Akşahin’in de aralarında bulunduğu toplu geçişin ardından CHP’nin Fatih Belediye Meclisi’ndeki temsil gücü büyük ölçüde azaldı. Yaşanan ayrılık, ilçede CHP’nin siyasi ve örgütsel […]
  • 02
    SULTANGAZİ’DE CUMHURİYET’İN 103. YILINA ANLAMLI TÖREN
    29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 103. yıl dönümü dolayısıyla Sultangazi Hükümet Konağı’nda çelenk sunma töreni düzenlendi. Kaymakam Mahmut Kaşıkçı’nın himayesinde gerçekleştirilen törene ilçe protokolü, siyasi parti temsilcileri, kamu kurumlarının yöneticileri, belediye meclis üyeleri ve mahalle muhtarları katıldı. Resmî törenin ardından Yeni Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkanları, Atatürk büstü önünde partililerine seslenerek Cumhuriyet, demokrasi, bağımsızlık […]
  • 03
    KAFELER DOLU, HAYALLER BOŞ: ÇALIŞAN İNSAN NEDEN ARTIK SERVET OLUŞTURAMIYOR?
    GAZETECİ ENGİN BELLİ’NİN KALEMİNDEN Türkiye ekonomisinin iyi olduğunu savunmak için lüks kafelerin, restoranların, pastanelerin ve alışveriş merkezlerinin doluluğunu örnek gösterenlere söyleyecek birkaç sözüm var. Son yıllarda sıkça karşılaştığımız bir söylem var: “Ekonomi kötü diyorsunuz ama kafeler dolu, restoranlarda yer yok, alışveriş merkezleri insan kaynıyor. Demek ki insanların parası var!” Peki, gerçekten öyle mi? Bir ülkenin […]
  • 04
    ÖZGÜR ÇELİK VAZGEÇMEDİ, SULTANGAZİ VELİ COŞKUN’A KAZAN KALDIRDI!
    Haber : Engin Belli   Yeni Parti İstanbul İl Kongresi’nde Veli Coşkun’un asil yönetim listesinde yer alması, Sultangazi İlçe Örgütü’nün tepkisine neden oldu. İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in bütün itirazlara rağmen Coşkun’dan vazgeçmemesi üzerine kongrede ipler gerildi. Uğur Kelleci ve İsmail Ekmekçi kurultay delegeliğinden feragat etmek için divana dilekçe sunarken, Kanber Koçak ve Serpil Akkaya […]
  • 05
    TARİHÎ DAVET: BERKE MERTER’DEN OSMANLI TARİHİNE VEFA
    Osmanlı tarihinin önemli isimlerinden Vak‘anüvis Ahmed Lütfi Efendi, 4 Kasım 2026 Çarşamba günü İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenecek kapsamlı bir sempozyumla anılacak. Osmanlı tarihçiliğinin önde gelen akademisyenlerini buluşturacak organizasyonda, Ahmed Lütfi Efendi’nin torunlarından M. Berke Merter de aile hafızasında yaşatılan tarihî bilgileri katılımcılarla paylaşacak. DÖRT PADİŞAHIN DÖNEMİNE TANIKLIK EDEN TARİHÇİ Osmanlı Devleti’nin son dönemine ışık […]