11° Sisli
  • EURO 6.08
  • DOLAR 5.37

SULTANGAZİ’DE SEVİYE İYİCE DÜŞTÜ

Genel - 13 Eylül 2017 22:58 A A

GAZETECİ ENGİN BELLİ’NİN KALEMİNDEN

 

 

Her fırsatta hoşgörü ve dostlukların ilçesi diye lafa başladığımız Sultangazi son bir yıldır nezaketten yoksun bir hal aldı. Öyle ki başta bazı Siyasilerin güdümü ile STK ve hemşericilik üzerinden artarak devam eden nezaketsiz ortam sonunda Gazetecilik Mesleğini icra edenlere de sirayet etti.

 

Malumunuz üzerine önceki gece Belediye Başkanı Cahit Altunay ile yaptığım nezaket ziyaretini hem web haber portalıma hem de Gazeteme köşe yazısı olarak taşıdım. İlçede olan biten ve hizmetler ile ilgili özetle bilgi verdim. Kimsenin elinde sihirli değnek yok dedim. Sarı Basın Kartı ve Gazetecilik Onur Belgesi olan, Ulusal Medya Kökenli bir gazeteci olarak fikrimi beyan ettim. Bundan doğal ne olabilir. Ama köşe yazımı sosyal medya aracılığıyla yayınladığımda aman Allahım tepkilere baktım, sürtüşmelere baktım köşe yazımı yazdığıma yazacağıma pişman oldum.

 

Sultangazi ne ara bu kadar nezaketsizleşti ? Buna ben anlam veremiyorum. Neyse vatandaşların tepkileri elbette olabilir dedim ve yapılan yazılan hiçbir yoruma cevap vermedim.

 

Gün içerisinde sevdiğim bir arkadaşım arayıp bana sahte bir hesaptan Belediye Başkanından para alıp bu köşe yazısını yazdığıma dair karalama yapıldığını söyledi. Komik buldum. Sayfayı da bulamadım ama whatsup’tan ekran görüntüsü atıp bana ilettiler. Köşe yazımı paylaşmışlar sağolsunlar ve üstüne de hakaret edip benim günlük kişisel harcamama yakın bir miktar yazıp değer de biçmişler.

 

 

Şimdi yürekli olup gerçek hesaptan yazamayanların sahte hesaplar ile sırf Belediye Başkanı Cahit Bey ve Belediye çalışmalarına olumlu görüşlerimi bildirdiğim için bana sataşmalarına mı üzüleyim yoksa benim sosyo ekonomik durumumu bilmeden değer biçmelerine mi şaşırayım.

 

 

Bakın kıymetli okurlarım ben İstanbul’un 2. ve 3. Bölgesinde günlük yayın yapan Haber Ekspress Gazetesi’nin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve Ortağıyım. İstanbul Manşet Gazetesi’nin İmtiyaz Sahibiyim. Topkapı’da bir matbaamız var. Kendi basım tesislerimize sahibiz. Gazetelerimizin kentte 16 Belediye ile Gazetelerin ana gelir kaynağı olan Reklam-İlan anlaşmaları var. Bizler her şeyi resmi yaparız.

 

Gazeteciliği de servis şoförlüğünden, tekel bayiliğinden yada kebapçılıktan öğrenmedik. Temelinden sokağın tozunu yutarak geldik. 17 yıldır Gazeteciyim. Hem okullu hem alaylıyım. Eleştirdiğiniz insanı tanıyın istedim. Benim Cahit Bey’den harçlık almam mümkün mü ? Yazık, iftira atmanın anlamı yok. Biraz zorlar isem sahte hesaplarınızı da deşifre ederim bunu da bilmenizde fayda var.

 

Tam bu yaşananlara gülüp geçerken Belediye’nin Basın Biriminden bir açıklama geldi mail adresimize. Açıklamada şunlar yazılıydı ; “ Kamuoyu’nun Dikkatine, Sultangazi Belediyesinin bir programına gelip kendisine zarf içinde 200 tl verildiğini söyleyen Mercan Tv den Reşat Kaçan isimli şahıs bunu nerde ve kimden aldığını açıklamadığı takdirde müfteridir.Yalan beyanat vermekten dolayı kendisi hakkında gerekli hukuki işlemleri başlatacığımızı kamuoyuna bildiririz.”.

Ekran Alıntısı1

 

Konu nedir ? diye araştırırken bir de baktım ki Sultangazi’de ki Adıyaman Lobisinin Adıyaman’a kadar uzanan bir Cahit Altunay düşmanlığı ile karşılaştım. Ne ilgisi var ? diyebilirsiniz. Şöyle ki Malkoçoğlu Mahallesi civarlarında kaçak işçisi bol konfeksiyon atölyesi sahibi kendisini uydudan yayın yapan ( Tv olduğunu iddia eden ) bir kanalda sözde canlı yayına konuğu yaptırmış. Çalışma arkadaşlarım youtube’den videoyu açtı ve ilgili kısımlarını izledim ve gülümsedim.

 

 

Sözde İşadamı Hamza Taşan ( Belediye Meclis Üyesi Adayı olan ancak hevesi kursağında kalan, liste dışı kalan ) isimli bir zat programa çıkmış, muhtemelen ilkokul terk olan eğitimiyle Gazetecilik dersi veriyor. Şivesini de zor anlayabildiğim bu kişiyi tanımam ama geçen ay yapılan bir yayında “ Gazeteciler Bağımsız Özgür olmalı, zarf almamalı vs.” diyor ve karşısında ki sözde program yapan kişiye “ Siz niçin özgürce konuşuyorsunuz ?” diye soruyor ve hemen ardından “ Ekonomik özgürlüğünüz var, kebap salonunuz var. Gelin bizden yardım alın kapımıza gelin.” diyor. Komik olan ise karşısında ki kişinin doğru bulduğum tek cümlesi olan “ Memleket Sevdam var” sözünü bastırarak söylüyor. Ay başı ücret aldığımız söylemeye çalışıyor aslında.

 

Ekran Alıntısı

 

Şimdi özetle söylemek gerekir ise Gazeteci, Gazetecilik faaliyeti dışında bir sektörde yer alamaz. Yani Kebapçı olamaz. Gazeteci üslubuyla bilgisiyle topluma yön verendir. Yasalar önünde de başka bir sektörde faaliyet gösteren Gazeteci olamaz. Her yazılan yazı Köşe olmaz her yazan Gazeteci olmaz. Karalamadır yazılanlar aslında. Deneme türünde.

 

Üzüldüm çünkü Gazetecilik yine ayaklar altına alınmıştı. Belki programı yapan arkadaş Gazeteciliği yapmaya çalışıyor ancak Sözde iş adamı Ekonomik Özgürlüğü Kebapçılık ile bağdaştırıyordu. Olmaz. Benim şerefle yaptığım Gazetecilik Mesleğimi toplumda saygınlık kazanmak uğruna kullanmayın lütfen. Sözde iş adamı Hamza Taşan’ın Adıyaman’da teşvik kopartabilmek için son birkaç aydır o bölgede olduğu söyleniyor. Adıyaman’a hitap eden bir kanal üzerinden güzel reklam yapıyorsun diyebilirim. Akıllıca. Allah işini gücünü rast getirsin ama Gazetecilik dersi alacak yaşı geçtik bil isterim.

 

 

Programın yayınlanma tarihi benim Cahit Bey ile ilgili Köşe Yazımdan önce. Ancak yinede bu konuyu eleştirmek istedim. Belediye’nin açıklamasında geçen 200 TL konusu da Ak Parti Sultangazi İlçe Teşkilatı’nın sahur programında cereyan eden ve kendisinin de zarfı alıp cebe koyduğu bir konudur. Konu 2 yıl öncesine dayanan Bayram Tebriği ilanından ibarettir.

 

Belki kendi hitap kitlenizde meşhur birisiniz ancak ben sizin isminizi ilk defa duydum. Sizde benim ismimi ilk defa duymuş olabilirsiniz. Sayıları 6’yı geçmeyen Sultangazi Yerel Basınını da töhmet altında bırakmak yakışmıyor. Hiçbir Yerel Yayın yapan arkadaşın Belediye’den faturalı reklam-ilan harici, ki bu gerçekten yıllık çok küçük bir miktar, dışında gelir elde ettiğine inanmıyorum şahit olmadım.

 

 

Sultangazi’de nezaketi elden bırakmamak gereklidir. İlçe gelişiyor ancak Kültürün de eş değer olarak gelişmesi şart. Başa Göre Tarak demiyorum ama okur kitlelerinin bu durumlarda bizlerden önce konuya müdahil olması gereklidir. Basının Özgürlüğü Köftecilik Kebapçılık ile olmaz. Kapıya çağırmak ile olmaz. Madem Gazeteye Reklam Vereceksin buyurun siz gelin ofisimize. Gazetecilik ya alaylı olarak ya okullu olarak öğrenilir. Öyle ben çıktım Gazeteci oldum diyerek de olmuyor. Son olarak Adıyamanlı arkadaşlar kültürü yaşatmak şiveyi yaşatmak değildir bunu da önemserseniz sevinirim. Kültürünüzü seviyorum çünkü hayatımda Sultangazi’de ilk defa etli çiğköfte yemiş birisi olarak yemeklerinizi de seviyorum doğal ve içten davranışlarınızı da seviyorum. Bunları da önemseyin lütfen.

 

Kıymetli okurlarım tatsız olaylarla değil gülümseten konularda buluşmak dileğiyle. Selamlar.

 

 

GAZETECİ ENGİN BELLİ

Genel - 22:58 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

  • haydarsürgeç 13 Eylül 2017 23:49

    Sizi ve ekibinizi tebrik ediyorum. Tüm zorluklara rağmen gazetecilik mesleğine sahip çıktığınız için. Gazetecilik mesleğini ayaklar altına alanlara karşı başlatmış olduğunuz mücadelenizi en kalbi duygularımla destekliyorum. Yayın hayatınızda başarılar diliyorum.

    • Engin Belli 13 Eylül 2017 23:51

      bizlerden de sizlere selam ve saygılar. yayın hayatınızda başarılar.