Son güncellenme :08.04.2018 1:05

Anasayfa > Genel, Güncel Haberler, İstanbul, Manşet, Son Dakika > UZAK DİYARLARIN PROTESTOSU BÖYLE OLUR

08.04.2018 Paz, 1:05

GAZETECİ ENGİN BELLİ’NİN KALEMİNDEN

 

 

Kuş uçuşu yaklaşık 2 bin 500 km., vasıta ile ise yine yaklaşık 3 bin 600 km uzağımızda. Neresi mi bahsettiğim yer?

 

Wikinglerin Diyarı Norveç !..

 

Kıymetli okurlarım bugün sizler için “ demokratik protesto ” konulu bir yazı kaleme almak istiyorum. Ülkemizde gerçekleşen kimi protestoların maksadını aşmasını ve kendimizi ifade ederken her ne şartta olursa olsun haksız durumlara düştüğümüzü gözlemlemekteyim.

 

İşte bu sebeple bizlere çok uzak ama örnek almamız gereken bir coğrafyanın ülkesi Norveç’ten örnek vermek istiyorum.

 

Bir bloğa bakarken gördüğüm bir metni sizlerle paylaşmak istiyorum. Umarım bizler de haksızlığa uğradığımızda kendimizi bu denli demokratik biçimde ifade ederiz ve sağduyumuzu elden bırakmayız. Bizler, Ana Vatanımızda yaşayan Aziz Milletin çocukları olarak hoşgörüyü hiçbir zaman elden bırakmamalıyız.

 

Hak-Hukuk-Adalet arama demokratik çizgiler içerisinde olmalıdır.

 

 

Kendi adıma hiçbir zaman kavgacı olmadım, hoşgörünün egemen olduğu bir ülke hayal ettim. Yaşamımda da hep böyleydim ve böyle olmaya devam edeceğim. Sizlere de kavgadan yana olmamanızı tavsiye ediyorum. Meşru müdafaa hakkınızı kullanın. Şiddete başvurmayın. Size hitap edildiği gibi karşınızda ki kişiye söylemde bulunmaktan da çekinmeyin.

 

Hamsun’un Utancı başlığı ile başlıyor yazı… keyif alarak ve bir o kadar da ibret alarak okumanız dileğimle…

 

 

Dikkatimi çeken işte o satırlar :

 

 

 

Medeniyetin önemli göstergelerinden biri de herhangi bir şeyi protesto etme şeklidir. Bireysel olarak ya da topluca!

 

 

 

 

Norveç ve dünya edebiyatının en büyük yazarlarından, 1920 Nobel ödülü sahibi Knut Hamsun, ikinci dünya savaşı yıllarında, henüz ülkesi işgal edilmeden evvel Nazi taraftarlığı ve propagandası yapıp ülkesinin işgaline zemin hazırlamaya çalışır. Ve sonunda Norveç işgal edilir. Acı dolu günler yaşanır. Savaş bitip işgal sona erdiğinde son derece kırgındır Norveçliler en büyük yazarlarına. Devlet tarafından yargılanır ve cezalandırılır. Fakat Norveçliler ne hakaret ederler, ne bağırıp çağırırlar ne de intikam hissiyle saldırıya geçerler.

 

 

 

 

Peki, ne mi yaparlar ?

 

 

 

 

Bir sabah, genç bir Norveçli, elindeki Hamsun kitabını yazarın evinin önüne bırakıp sessizce uzaklaşır. Bir süre sonra biri daha kitap bırakır aynı yere. Sonra biri daha, biri daha, biri daha… Oslolular ellerindeki Hamsun kitaplarını yığarlar yazarın kapısının önüne. Ne bir arbede yaşanır, ne de kötü bir laf edilir. Kırgın Norveçliler kitapları sessizce bırakıp dağılırlar. Adeta kendi kitaplarından bir dağ oluşur Hamsun’un bahçesinde. Bu zarif tepki, doksan küsur yaşındaki yazara ömrünün en acı dersini verir. Pişman, mutsuz ve utanç içinde yumar hayata gözlerini…

 

 

 

 

Demem o ki, biraz zeka, biraz da zarafet ve medeniyet, taşla sopayla yaratılan tahribattan çok daha asil ve etkili sonuçlara yol açabilir…

 

 

 

 

77

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.