Son güncellenme :26.01.2018 0:58

Anasayfa > Genel, Güncel Haberler, İstanbul, Manşet, Son Dakika > ORTADOĞU’DA DEVLET OLMAK

26.01.2018 Cum, 0:58

NAİM TARHAN’IN KALEMİNDEN ( AYHİDER KURUCU BAŞKANI )

 

 

Kadim tarih kaynaklarına bakıldığında Ortadoğu’da, Mezopotamya’da ve Anadolu’da toplumlar, sınıflar ve bireyler arasında kavgalar ve savaşlar hep süregelmiştir. Çünkü bu topraklar insanoğlunun yerleşik hayata geçtiği ilk günden bu yana, yeraltı ve yerüstü zenginlikleri bakımından insanları hep kendine çekmiştir.

Burada yaşanan savaşların sebep ve sonuçları her ne kadar dışarıdan mezhepsel, dini ve ekonomik savaşlar görünse de asıl mesele, asıl savaş burada yaşayan halkların Devletleşme ya da Devlet olma çabasıdır.

 

 

Şer odakları bu Devletleşme çabalarını tarih boyunca hep kullanmışlardır. Tıpkı bugün Mısır’da, Lübnan’da, Filistin’de, Cezayir’de, Irak’ta ve Suriye’de olduğu gibi küçük ve bölünmüş devletler  oluşturma çabasındalar. Bu şer odakları bugün milyonlarca masum insanı evinden barkından eden ve denizlerde boğulmasına sebep olanlardır. Son 5 yılda sadece Türkiye’de değil Dünya’nın birçok ülkesinde trafik ışıklarında parçalanmış göçmen ailelerin çocuklarını dilencilik yaparken ya da kâğıt mendil satarken görmek mümkündür.

El Kaide Afganistan’dan çekilirken arkasından ne bıraktı ? Rusya Suriye’den çekiliyorum derken acaba arkasından ne bıraktı ? Çağın en büyük Eblehleri yaptıkları zalim ve insanlık dışı katliamlarıyla Dünya’yı kana bulayan IŞID Terörü bitti derken acaba arkasında ne bıraktı ? Doğrusu bunları sormadan edemiyorum.

Dünya’da yaşanan savaşlarda ilgilileri, çoğunlukla Ortadoğu’da olan,  bu savaşların ya tedarikçisi olmuş ya da savaş sonrasında ortaya çıkan ganimette  pay sahibi olmak istemişlerdir. Daima avuçlarını kaşımışlardır. Tıpkı bu gün Irak’ta ve Suriye’de olduğu gibi.

 

Ortadoğu’da insan hayatı daima silahın namlusundan  çıkan bir mermiden daha ucuz olmuştur. Bu nedenle Ortadoğu’ya silah satmanın kolay olduğu kadar  savaş çıkartmakta bir o kadar da kolaydır.

 

İşin bir başka ilginç boyutuna bakıldığında Ortadoğu’da yaşanan savaşların meydandan çok sözüm ona “Barışçıl yani uzlaştırıcı ” rollerde baş aktörü olarak oyunlarını hep sergilemişlerdir. Bu roller bazen  Barış Elçisi, bazen Barış Gücü, bazen Devletler üstü Uluslararası Güç Birliği gibi isimler altında yapılanmalar olmuştur.

 

Hakeza  İslâm Coğrafyası’nda yaşanan Savaş ve Katliamlar da aşağı yukarı aynı nedenden dolayı süre gelmiştir. Yıllar süren savaşların nedenlerine ve sonuçlarına bakıldığında görünmeyen aktörler hep Batı Emperyalizmi’nin silah ticareti yapanları olduğu aşikârdır.

 

Bunu yaparken bazı halkların ve ırkların hep karın ağrısı olan “Devletleşme” heveslerini kullanmışlardır.  Onun içindir ki Ortadoğu’da devlet olmakta ve devletin bekasını devam ettirmekte tarihte  hep zor olmuştur.

 

 

Vakit ayırıp köşe yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. Selam ve Duâ ile kıymetli okurlarım.

 

 

BİDEF / BİGİYAD / AYHİDER 

 

Twitter.com/naimtarhan

Facebook.com/naimtarhan

YouTube.com/naimtarhan

 

 

88

YORUMLAR

Toplam 1 yorum bulunmaktadır.

Naci Sönmez

Naim abim , güzel olmuş, kaleminize sağlık… . Devlet olmak ve olmamak problemin bir parçası olmakla birlikte. Asıl meselemiz Müslüman kimliğimizden sıyrılarak herkesin kendi ırkını ileri sürmesidir. Bu olduğu zaman unsurlar ortaya çıkıyor ve üstünlük mücadelesi ön plana çıkıyor….Osmanlı döneminde birçok devlet vardı ancak tek millet olma şuuru olan islamiyet milliyeti ön planda olduğundan kimsenin bağımsızlık derdi yoktu. Ancak gelinen noktada unsuriyetçilik(ırkçılık ) ön plana çıktığından dolayı küçük, küçük milletler ; küçük , küçük devlet heveslerini tetikliyor. İslam milletinin yegane kurtuluşu ; unsuriyetçiliği(ırkçılığı) bırakıp İslam milletini ön plana çıkarması ile mümkündür . Yaşanın ittihadı islam ,dirilsin şeriatı Muhammediye, var olsun İslam kardeşliği; ölsün ihtilaf, yok olsun ırkçılık, kahrolsun zındıka, fesatlık, anarşi ve zalimlik ….. Bediüzzaman aşağıdaki cümle ile konuyu özetlemiş ; “Dinin meseleleri terk ve fedâ edilmesinden, zarardan başka ne faydası görüldü? Milletin kalb hastalığı zaaf-ı diyanettir. Bunu takviye ile sıhhat bulabilir.” Selamlar /saygılar

27.01.2018, 18:40